SOSYAL OLUŞUMLAR | SOSYAL OLUŞUMLAR

SOSYAL OLUŞUMLAR

 SOSYAL OLUŞUMLAR.

 

Mesele müslüman yalnız kendi başına mı kalmalı.

Sosyalleşip. Ya bir sosyal oluşum oluşturmalı. Veya uygun gördüğü bir sosyal oluşumla mı olmalı.

 

Burada birkaç durumdan bahsedersek.

 

Ferdi kalınırsa. Mesele yok. Gayri müslim için beki bir problem de yok. Ama şeytan iman düşmanı o hariç.

 

Tebliğe kalkarsa. Başka bi insana hizmetle helal rızık kazanma durumu olursa. Veya bir aşk duygu mübarekleşme gibi bir duydaşlık eylrmine girerse. Bu bir oluşuma ulaşırsa. Kendisi yeni bir sosyalleşme birlikteliği oluşturmuş olur. Bu kişisel, maddi manevi  sosyal, siyasal oluşumlara isim verildiğinde.

Tarikat, dernek, vakıf, şirket, aile, cemaat, fırka, parti vs. Şekilde bir isimle isimlenir.

Bu millet medeniyet, devlet ümmet gibi oluşumlara kadar gider.

 

Bu yeni oluşum ilke, vizyon ve misyon farklılıkları diğerlerinden farkını belirler.

Bu farklılıklar birbirleriyle hizmette rekabet eden fikir, yöntem farklılıkları olabildiği gibi. Farklılıkları bulunduğu, kişisel, çevre ve tabiyat şartları gereği ihtiyaç da olabilir. Ihtiyaçlar gereği farklılaşmalar. Varlık farklılıkları birlik beraberliğe dönüşerek. Soyal zenginliğe dönüşürler. Veya kavga eder. Enerjilerini emeklerini boşa harcayıp zafa düşüp zayıflarlar. Bu zafiyet ifa etmek isteyenlere de fite fesat hain vb. diyorlar.

 

Mesele şu. Bu oluşumun ilkeleri ne olmalı. İman ilkelerine dayanırsa.

Kararlarını

Kitap, sünnet, icma, kıyas ilkelerini merkeze alarak.

Bilimi, sanatı, duygularını, zihnini, hayal etmeleri imanları doğrultusunda. Anlayarak, aklederek, hikmete marifete, hakikate ulaşarak.

Psikolojik, sosyolojik, ekonomik, teknolojik bila bila ihtiyaçlarını. Bu yeni sosyal oluşum veya daha önce var olan bir oluşumu yenileyerek çözerse.

 

Bu oluşum içindeki insanlar Allahın izni ile dünyada ve ahirette birbirlerine şafaat, yardımlaşma, birliktelik içine  girerlerse. Kendi inançlarının en doğru olarak görmeseler zaten böyle bir birlik ve yardımlaşma durumunda olmayacaklarına göre.

 

Ahirete inanıyor. Bu birlikteliklerininde rablerinin istediği şekilde olduğu düşünülüyorsa. Her şeyi yaratan rablerinin izni ile birbirlerine şefaat etmiş olmuyorlar mı.

 

Şefaat kimin kararında. Allah izin verirse olmaz denilebilir mi? Soruları ne kadar gerekli doğru emin de değilim.

 

Her şeye olmaz olmaz diyen insanlar kendileri ne istiyorlar söylemiyorsa. Kendilerimi şefaat ediyorlar etmek istiyorlar da gizliyorlar mı? Tehlikeli bir çürümeye sebep olnak için mi yapıyorlar demek mi?

 

Öğrenmek için sormakla.

Şahı mat etmek için sormak.

Çok farklı şeyler.

 

Bir müslümanla konuşurken. Faaliyet veya bir iş işlerken.

Eksiği uygun şekilde giderme. Ondan bilgilenme. Onunla üretim yapma. Gibi şekilde olmalı. Onu bunaltma bilgisizliğinden zafından faydalanma şeklinde onnu yok etme şeklinde olmamalı.

Hiç kimse mükemmel olmadığına göre. Herkes imha mı olacak. Mesele yardımlaşarak birbirlerine şefaatte bulunarak daha iyiye gitme gayretidir.

 

Sosyalleşmeyip ferdi kalma. Bunu da. Allah ile kulu arasına kimse giremez diyerek. Yalnızlığa mahkum etmek için kullanma. Yalnızlaşan kişiyi de istediği gibi yönlendirme. Kulanma hatta köleleştirme.

Ben de değerliyim müslümanım dediğinde.

Alay, horlama, dışlana, engelleme, hatta siddet ve yok etmeye varan tavırlar sergileme.

 

Müslüman.

Çaresiz kaldığında katlanmalarının içinde dahi ki yalnızken çaresizken bile onurlu, değerli bir kişiliktir. Bu şartlarda şahadetini psikolojik olarak içe dönük kalben yapıyor olabilir.

 

Bizler müslümanlığını sosyal şahadet ve eylemleriyle görerek. Müslümanlığına şahitlik ederiz. Kıldığı nanaz. Tuttuğu oruç. Yaptığı helalinden kazanç için meslek icraatları. Kimlerle yol yürüdüğü. Kimleri sevdiği ilgilendiği. Gibi gibi sosyal şahitlikler.

Müslüman kişiliğine ve sosyal oluşumlarına saldırmak onlarla uğraşmak çok büyük bir zulümdür. Bunu yapıyor halde olmak ta zaten kendisinede zulmetmiş demektir.

 

Daha fazla farklı yaklaşımları başka bir zamana ve erbabına bırakalım.

 

Psikolojisiyle iç dünyasında yolculuğu.

İman istek irade uygulama dualarıyla.

Sosyal şahadetiyle.

Dünya ve ahiret inancıyla. Allahın şefaatiyle.

Şefaat diye bir kavram varsa. Bunun doğru ve yanlış anlayış ve uygulamaları varsa. Doğru anlayış çerçevesinde şefaat inancı ve uygulaması. Dunyada insanlık için bir nimeti kapsadığı gibi. İnananların dünya ve ahiretini de kapsar. Rebbimizin hazineleri rehmet ve bereketi çok büyüktür. Bu bereketi müslümana birbirlerine şefaatleşmeleri şekliyle de verebilir.

 

Müslümanların oluşturduğu sosyal oluşumları. Bu oluşumun bireylerini cennete giden yolcular olduğunu söylemek.

Bunu söylerkende rabbim isterse inşaallah demek.

Gayeleri rızayı ilahi ve cennet olması. Böyle hissetmeleri. Birbirleri için

Yaradanlarından şefaat istemeleri. İzni olursa da şefaat etmeleri.  Ne güzel.

 

Rabbimiz her şeye kadir.

Rahman ve rahimdir. Elhamdûlillah.

 

Mehmet Ali Turhal

08 Haziran 2023 / SAKARYA