KÖTÜNÜN KÖTÜSÜ, İYİNİN İYİSİ | KÖTÜNÜN KÖTÜSÜ, İYİNİN İYİSİ

KÖTÜNÜN KÖTÜSÜ, İYİNİN İYİSİ

KÖTÜNÜN KÖTÜSÜ, İYİNİN İYİSİ

   Çocuk ilköğretime gitmekte. Çarpım tablosunu öğrenmiş.

Zeki bir çocuk. Bu çocuğun önünü kesmek isteyen kötülük yüklü bir büyük.

    Çarpım tablosu ile ilgili çocuğun öğrendiği seviyede dört işlem problemi sormuyor.

Haydi bakalım akıllıysan çöz bu problemi diyor. Dört bilinmeyenli bir denklem soruyor. Yani iyi yolda olan çocuğu zamansız olarak güya daha iyi olan bir matematiği isteyerek iyiyi boğuyor. Yerine kötüyü koyabilmek için. Dinliyor, izliyor, fırsat kolluyor. Sanki iyiliğini  istiyormuş gibi.

    Çocuk bakıyor rakamlar aynı. Dört işlem var. Elma, armut, bilye, toptan da bahsediyor. Kolay bir soru ama ben neden yapamıyorum diyor. Üzgün. Çocuk bu ya.

İçinde kötülükte yok tabi.

    Kötü yüklü fesat. Fırsat bu fırsat tam zamanı diyor. Yavrum bu işler sana göre değil. Senin aklın ermiyor sen bırak bu işleri bak falan kişi aklını çalıştırdı. Hiç bir iş yapmadan alavere dalavere kolaydan zengin oldu. Hemde gücü kuvveti var. Herkesi de tehdit edebiliyor. Sen bunu yapabilirsin. Boşuna uğraşma, boşa zaman yitirme falan işte.

    Kötülük güya daha iyiyi göstererek iyiye engel olmak. Kötülüğü daha da artırmak demek. Kötünün kötüsü  için daha fazla kötülük üreten organizasyonlar kurmaktır. Kolaydan köşe dönme nikahsız yaşamı övme, LGBT gibi. Çok çocuğu yük görme. Hatta hiç çocuk istememe hatta aile sorumluluğunu taşımak istememe gibi. Veya inanan insanların hatalarını göstererek islama hücüm eden tavır davranış, nefret söylemleri gibi.

    İyilikler de var tabi.

Çocuk çarpım tablosunu öğrenmiş. Bununla ilgili basitten başlayarak dört işlem problemleri soruyor. Zorlandığında hafiften anlayacağı sorularla problemi çözmesini sağlıyor. Tebrik ediyor. Anlayış kapasitesine göre sen şunları da kolaylıkla yapabilirsin. Seni güzel yaratan Allah, sana ne güzel akıl vermiş. Ne kadar iyi bir çocuksun gibi taltif ediyor. Çarpım tablosu pekiştirildiği dört işlem problemlerinin çözüldüğü gibi. Çocukta artan öğrenme ve başarı zevkiyle dört bilinmeyenli denklemleri çözmenin alt yapısını zevkle sağlam bir şekilde atıyor.

    Yaratan Allahını sevdiriyor. Zihni gelişmesini sağlıyor. Yetenek alanında matematiği en güzel şekilde kullanabilme zemini hazırlayarak iyi bir insan yetiştiriyor.

İyinin iyisini göstererek yer zaman imkan ve yetenek dikkate alınarak hem iyi hem kötü üretilebiliyor.

    Bu sorumluluk duygusu ancak Allah sevgisi ve korkusu dengesinde gönüllü bir irede ile verilebilir diyoruz. Buna kelimei şahadet, tevhid,  Allaha iman. Bir başka söylemle. Uluhiyyet nübüvvet, ahirete iman sorumluluğu denilebilir.  Derdim bana derman imiş diyenlerin çile ve aşk yolu.  Bu yola şeriat, tarikat, marifet, hakikat yoluda deniliyor.

     Allaha iman ve hayata yansımaları, tebliğ. Karşılıklı beklentiler konusuna geldiğinde İş matematik kadar kolay değil tabi.

    Burada anlatan ve dinleyenin psikolojileri. Aile ve ictimai ortamı. Bilgi alt yapıları. İnsanın mizaç, kabiliyet, fıtratı da devreye giriyor tabi.

    İmanlı bir insana. İmanını hayatına yansıtması konusunda yersiz ve aceleci zorlamak. Bu duruş bakış. İlgisizlik, söylem, duygu vs. lerinide ihtiva eder. Böyle şeylerin uygun olmadığı gibi. İnsanı hiçbir şey yapmadan imanının hayatına yansıtma konusuna çaba sarfetmemesi de yanlış tabi. Bu konuda mümin kardeşler bilgilenmeli, usulünce bilgilendirmeli. Hayata aktarmada iki günü bir olmayacak gayesinde cesaretlendirilmelidir.

Mükemmele yürümek farklı birşey, mükemmellikle kendimizi ve kardeşlerimizi boğmak farklı bir şey. Yani.

    Kötünün kötüsü, iyinin iyisi de var tabi. Fakat,

Kötüyü kötüyle azdırmamak. Daha iyiyle hali hazırdaki iyiyi boğdurmamak lazım.

Zor tabi ama iyilikleri çoğaltarak

Kötülükleri yok edemesek de  silikleştirip gücümüz çapında azaltabiliriz.

    Bizler bir, emirler, siyasiler, kanaat önderleri bin bir etkilidir  de. Onlar yukardaki bu duyguları iyilik ve kötülük için başarılı da kullanabilirler.

    Müslümanlar zulümden, üstelik Peygamberimiz  de yaşıyorken Habesiştan’a sığındıkları zaman.

Onlara siz zulüm idaresini destekliyorsunuz denmedi.

    Müslümanlar başörtüsü zulmünden. İdarî vazife, büyük sanayi, sanat, sosyal hayat vs. yerlerde söz sahibiliği engelernerek horlanırken, temizlenip silinirken.

Bazı oluşum ve partileri sığınma yeri olarak görüp. Bu partilere sığınaklara, özlenen hayata ulaşmaları için yardım etme yerine. Küfre rıza gösteriyorlar gibi haksız eleştiri ve horlamakta ayrı bir zulüm tabi.

    Daha iyiye teşvik etmek yerine mükemmeli göstererek iktidardaki gayretli çalışkan fedakar, kefenini giymiş mücadele içindeki reisimizi acelecilikle boğmamak. Desteklemek lazım.

    Kötünün kötüsü, iyinin iyisi.

Kıvamını kırk ölçüp bir biçerek iyi tutturmak lazım. Dünya liderliğine idarecilerimiz, herbiri vazgeçilmez bir değer olan vatandaşlarımızla yürüdüğümüz bu günlerde. Başarılarımızı aceleye getirmeden istikrarı bozmadan, destekleyerek zayi  etmemek lazım.

     Elimizden gelen üretim ve faydalı işler yaparak. Sorululuğumuzu yerine getirmek.

Fitne, fesat,yalan, iftira ve ihaneti kösteklemek. Hele zamanımızda yedi düvel, askeri, ekonomik, sosyal vs saldırıken. Terörle, medyayla, herşeyi kötü göstermekle vs saldırılırken.  Kıvamında idarecilerimize tebriklerle başarılarına katkı vermek lazım.

    Kötünün kötüsü, iyinin iyisi var tabi. Kıvamını tutturmak.

Midyada pirince giderken eldeki bulgurdan olmamak lazım. Bu krıtik günlerde maceraya kalkıp yürüyen kurulu düzeni riske atmamak lazım.

Kırk ölçüp bir biçmek lazım. Mükemmel iyi ile eldeki yapılabilecek iyiyi boğmamak. Yok saymamak lazım.

Ukraynayı, Açeyi, Avrupanın halini görüyoruz.

Doyumsuz nefis, şükürsüz hal, akılsız başın bedelini yoklukla, sürgünle, canla ödememek lâzım. Vesselam.

 

Mehmet Ali Turhal

06 Eylül 2022 / SAKARYA