KAZALAR HAKİKATEN KAZA MI? | KAZALAR HAKİKATEN KAZA MI?

KAZALAR HAKİKATEN KAZA MI?

 KAZALAR HAKİKATEN KAZA MI?

İşte bunu bilmiyoruz!

İlgililer, yetkililer, sorumlular araştıracaklar ve açıklayacaklar.

Ancak ondan sonra kaza mı, bela mı, suikast mı, canlı bomba mı öğreneceğiz.

Fakat konu aydınlatılıncaya kadar şunu demek durumundayız:

Şirketler şoförlere ‘uyuma hakkı’ tanımıyorlar!

Bunu biliyoruz!

Nereden mi biliyoruz?

Otobüsle yaptığımız yolculuklarda şoförlerin birbirleriyle ve yardımcılarıyla ya da şirket yöneticileriyle yaptıkları konuşmalardan biliyoruz.

Bu konuşmalara, otobüsün ilk üç koltuğunda oturanlar defalarca şahit olmuşlardır.

Şoförün şirket yöneticisine ‘bir şoför’ vermesi için yalvardığına da şahit olmuşlardır.

‘Bu araba gitmez’ diye yalvardığına ve yöneticinin ‘ne yaparsan yap tekeri döndür’ dediğine de şahit olmuşlardır.

Yolda kalan ve yolcularla saatlerce bekleyen otobüsü tamire gelen tamircinin ‘bu otobüs yürümez’ demesine rağmen, telefonun karşısındaki yöneticinin ‘yürütün’ dediğine de şahit olmuşlardır.

Şoförün çaresizlikle yolculara dönüp, ‘niye susuyorsunuz’ dediğine de şahit olmuşlardır.

Şoförün yolculara ‘otobüs yanarsa, biz bir şekilde kurtuluruz, ama siz kurtulamazsınız’ dediğine de şahit olmuşlardır.

Şoförün, arkadaşına ‘yirmi dört saattir uyumadım’ dediğine de şahit olmuşlardır.

Yolcular bu konuda o kadar çok şeye şahit olmuşlardır ki, ilgililere, yetkililere, sorumlulara hiç anlatmamışlardır.

Çünkü…

Allah cc kazalarda ölen insanlarımıza rahmet eylesin.

Yaralılarımıza acil şifalar versin.

Şoförlerine uyuma hakkı tanımayan şirketlere insaf ve merhamet versin.

Son model otomobillerle yarış eden, özellikle tır şoförlerine akıl, fikir, izan versin.

İlgililere, etkililere, yetkililere sürücülerde ‘alkol kontrolü’ yaptıkları gibi, ‘yorgunluk ve uykusuzluk’ kontrolü yapmayı da nasip etsin.

Rabbim bu millete bir daha böyle kaza göstermesin.