YÜZ YIL BOYUNCA ONLAR KARAR VERDİ
YÜZ YIL BOYUNCA ONLAR KARAR VERDİ
100 yıl boyunca ''onlar'' istikamet çizdi bu toprakların evlatlarına.
Nasıl idare edileceğimize,
Başımıza kimleri getireceğimize "Onlar" karar verdi.
Ne giyineceğimize, ne yiyeceğimize, "onlar" karar verdi.
Başımızdan sarığı atıp, "onlar" istediği için fötr şapka koyduk başımıza. Soframızda ki yufka ekmek dürümleri kaldırıp, pizzayı, hamburgeri, Fast foodu "onlar" istedi diye koyduk sofralarımıza.
Hangi harflerle okuyup ne yazacağımıza "onlar" karar verdi.
"Onlar" gibi evlendik, "onlar" gibi boşandık. "Onların" ceza kanunlarıyla yargılandık,
"onların" ticaret hukukuyla alış-veriş yaptık. 100 yıl boyunca "onların" istediği gibi yaşadık. "Onlar" istedi sağcı olduk,
Yine "onlar" istedi solcu olduk.
"Onlar" istedi diye Alevi Sünniye, Türk Kürt'e düşman oldu.
"Onların" gül hatırı için birbirimizi öldürdük.
İstediler ki, “bu toprakların evlatları birbirini yesin, birbirlerine düşman olsun, birbirlerini öldürsün, bizde malı götürelim…”
100 yıl boyunca biz birbirimizin boğazına sarıldık, birbirimizin nefesimizi kestik, "onlar' da malı götürdü.
Biz birbirimizle kavga ederken, 1933-2003 arası borç faizi oyunuyla 70 yılda bu toprakların evlatlarının cebinden alınıp, "onların" kasalarına tek kalemde doldurulan 2.2 trilyon doları farkedemedik. "Onların" kasaları dolsun diye, bu toprakların evlatları 70 sente muhtaç hâle getirildi. IMF oyunuyla bu milletin alınteri "onların" kasalarına hortumlandı. 100 yıl bu toprakların evlatları çalıştı, ter döktü, bu toprakların kaynaklarını "onlar" sömürdü.
Bu milletin memurunun, işçisinin, çiftçisinin alınterini "onların" kasalarına doldurduk yıllarca.
Ne zaman bu milletin memurunun, işçisinin, çiftçisinin cebine alınterlerini doldurduk, dolduranlar darbelerle indirildi, idam edildi, partileri kapatıldı.
"Onlar" araba satsın diye yol yapmadık, araba üretmedik,
2. dünya harbinde, 1945'te ikiye bölünmüş Almanların 1970'ler de yaptıkları duble yolları, "onlar" istemediği için biz ancak 2010'larda yapabildik.
Hızlı tren rayları döşeyemedik, havalimanları yapamadık, "onlar" istemedi diye, askerimizin eline silahı "onlardan" satın aldık, operasyonları "onların" silahlarıyla yaptık. "Onların" verdikleri istihbaratlarla kendimizi güvende (!) hissettik. Yerli malı haftaları düzenledik yıllarca, yerli elma, yerli patates, yerli incir ürettik. Lakin, yerli araba, yerli silah, yerli tank, yerli top üretme haftaları düzenleyemedik, "onlar" istemedi diye.
1949’da yerli roket ürettik, seri üretime geçecekken, "onlar" tarafından üretim engellendi, seri "ithalata" geçtik.
1961’de yerli araba ürettik.
"Onların" içerdeki uzantıları dalga geçtiler, seri üretime geçecekken, seri ‘ithalata’ geçtik.
Zaman akıp gitti, 100 yıl aradan sonra ayağa kalktık duble yollar yaptık, trenin hızlısına raylar döşedik, havalimanları, elektrik santralleri, barajlar, hastaneler, okullar yaptık,
81 ilin tamamına üniversite, 900 küsür ilçenin tümüne fakülteler inşa ettik.
3. havalimanıyla "onların" saltanatlarını salladık,
"onlarda" dâhi olmayan 3. köprüyle, İstanbul’un boğazına 3. bir gerdanlık taktık. Kanal İstanbul’la kurulan tezgahlarını dağıttık. Şimdi yerli arabaları seri üreterek çıkardıkları feryatlardan sonra, 2023 yılında seri üretime geçtik. Daha neleri başarabileceğimizi millet olarak gösterdik. Yerli tank ürettik, saldırdılar, yerli top ürettik, saldırdılar, yerli silah ürettik, saldırdılar, yerli füze ürettik saldırdılar, uzaya uydular gönderdik, saldırdılar, Marmara denizinin altından Marmaray’ı geçirdik, çıldırdılar, denizin ortasından, Anamur’dan – Girne’ye Toros’ların suyunu akıttık, küçümsediler,
Yerli araba ürettik tahammül edemediler, kudurdular!
"Onlar", bu milleti durdurmanın, bu millete diz çöktürmenin hesabını yaptılar yıllarca.
"Onlara" rağmen, 100 yıllık kavgaları bitirmek için "çözüm sürecini" başlatırsan,
"Onlara" rağmen, coğrafyamızdaki tezgahları dağıtmak için planlarını ve oyunlarını başlarına geçirirsen,
"Onlara" rağmen, yol yaparsan,
"Onlara" rağmen, top-tüfek yaparsan, "onlara" rağmen uzaya uydular gönderirsen, "onlara" rağmen 3. havalimanı yaparsan,
"onlara" rağmen, Anamur’dan Gürne’ye Toros’ların suyunu akıtırsan, hele hele "onlara" rağmen araba üretirsen Gezi'de saldırırlar.
İndiremezlerse, 17-25 Aralık’ta darbeye teşebbüs ederler.
Netice alamazlarsa, 30 Mart’ta, 10 Ağustos’ta “Ekmek için Ekmeleddin’le”
28 Mayısta KEMAL’le indirmeyi denerler!
Olmadı; PKK’yı yeniden sahaya indirirler!
PKK’nın arakasına saklanarak saldırırlar.
"Onlar" kim mi? "Onlar", 1915’te bu toprakları geçmek isteyenlerdir.
"Onlar", 1923’te Lozan’da bu toprakları satın alanlardır.
"Onlar", ezanı, "Tanrı uludur!" diye okutturanlar, Kur'an eğitimini yasaklayanlardır.
Bu milletin ne giyeceğine, nasıl yaşayacağına karar verenlerdir.
1950’ye kadar bu millete karanlık bir hayat yaşatanlardır.
"Onlar", Menderes’i asanlardır.
"Onlar", bu topraklarda 40 yıl siyaset yapan ancak 40 yılda sadece 11 ay başbakan olan Merhum Erbakan’ı durduranlardır.
"Onlar", Merhum Özal’ı zehirleyenlerdir.
"Onlar", bu topraklarda yapılan darbeleri yapanlardır.
"Onlar", son 30 yılda bu toprakların evlatlarına PKK ile diz çöktürenlerdir. "Onlar", 16 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan’ı teslim eden, 17 Mart 1999’da Fetullah Gülen’i teslim alanlardır.
"Onlar", Paralel İhanet Çetesi ile, PKK ile, DAEŞ’le bu toprakların evlatlarına yeniden diz çöktürmek isteyenlerdir.
"Onlar", Reyhanlı’da, Diyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara’da patlatılan bombaların failleridir. "Onlar", ‘tek çare HDP…’ manşetleri atanlardır.
"Onlar", ‘Barış için HDP…’ yalanıyla, PKK’yı destekleyenlerdir!
"Onlar", Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Diktatör’ manşeti atanlardır.
"Onlar", ‘Katil Erdoğan…’ diye bağıranlardır.
"Onlar", üretilen yerli arabaya, ‘çakma’ manşetleriyle saldıranlardır! "Onlar", Küresellerdir!
"Onlar", Paralellerdir.
"Onlar", Fetullah Gülen’dir, Aydın Doğan’dır!
"Onlar", nereye mi çalışır?
"Onlar", Londra’ya çalışır!
"Onlar", Londra’da ki Kraliçe’nin köleleridir.
Yeryüzünde akıttıkları kan, döktükleri göz yaşı Kraliçe’nin gül hatırı içindir.
Bu şerefli millet tarihi tekerrür ettirecek, 100 yıl sonra "onları" bu topraklardan ebediyyen kovacak, ve bu millet, 100 yıl sonra bu toprakları yeniden geçilmez yapacaktır Allah’ın izniyle.
Ahmet Sait Yurtseven