MUSTAFA SUNA'dan ERZURUM'A Ağıt | Mustafa Suna

Mustafa Suna

ERZURUMA GÜZELLEME, ERZURUMA AĞIT

Gürcü Kapı,Tebriz Kapı,Kars Kapı,
Rus mu gelmiş? Dayan göğsün, Kars kapı!
Dadaş çekiç; sen olmuşsun örs kapı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Azîziye, Hamîdiye Tabyası;
Mecîdiye, tutuyor vatan yası.
Haykırdı bitsin düşmanın cefâsı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Sesin duydu, Erzurumlu uyandı.
Nene HâtunTabyalara dayandı.
Vatan için al kanlara boyandı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Gâzi Ahmet Muhtar Paşa nerdesin?
Kâzım Karabekir Paşa serdesin.
Görebilsem, kalksa gözüm perdesin.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...

Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...
Şükrü, Rüştü, bir de Hâlit Paşalar,
Elde kılıç; engelleri aşalar.
Düşmanları rüsvây olup; şaşalar..

Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Kovarız düşmanı, çekmeyiz arı.
On iki mart günü kürürüz karı.
Mahallebaşında oynarız barı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Hüzün çökmüş, yurdu düşman kaplamış.
Gazi 'Erzurum' da Kongre toplamış.
Ümit olmuş; duyan yürek hoplamış.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Dadaş Şehri; Mehmetçikler yatağı,
Komut verir Havuzbaşı Çatağı.
Dört bir koldan başlatırlar atağı..
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Palandöken olmuş; kar ile duman.
Bir garip yolcuya vermiyor aman.
Palanı dökülmüş; hali ne yaman.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Kaval içli; dertleşiyor yar ilen.
Bağrım yanık; yoldaş oldum hâr ilen.
'Efe' gelir peşinde 'alvar'ilen.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Yaş on sekiz; Erzuruma uzandım.
İslâmî İlimler seni kazandım.
Beş yıl boyu vahiy ile bezendim.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Atatürk Üniversitesi tektir.
Eşini ararsan, bulunmaz; yektir.
Öğrenciler arı, o da petektir.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Çiçek açmış; kar üstünde; kırmızı,
Canlar gitti, yerde gördüm cansızı.
Ağıt dinle! Yüreklerde var sızı.( Gezelimden)
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Canım yurdum; açtım ona kucağım.
Sılam uzak; oldu baba ocağım.
Dostla doldu yanım, köşem, bucağım.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Güneş battı, çektim içten nefesi.
Al duvağın giymiş Ejder Tepesi,
Sabahladım; duyulur ezân sesi.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Telsizlerden iner idik; kayarak.
Buz üstünde, adımları sayarak.
Kolumuzu kol üstüne koyarak.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Hafta sonu Dutçuya dek koşardık.
Çiçek koklar, neşe dolup; taşardık.
Uyku böldük, ders çalıştık, başardık.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Köşke çıktım; bir bardak çay içimi,
içim çekti; uğradım yol geçimi..
Kalam, gidem; yapamadım seçimi...
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Abdurahmân Gâzî derler; bir velî..
Derler ki:Görmeyen gelirmiş geri.
Bu illerin en misâfir perveri.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Uzun Harmanlarda yaptık harmanı,
Ter basınca çektik soğuk ayranı.
Gün batımı ne hoş olur seyranı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Koç yiğitler cirit oynar çayırda.
Koyun kuzu meleşiyor bayırda.
Ana ,ata, kız, kızanlar seyirde.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Yunus Emre Mahallesi yunuslu.
Varın görün! Çocukları çok uslu.
Kış gelince havası olur puslu.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Yenişehir kat kat evler; köşeli.
İçleri halı, mobilya döşeli.
Deprem sallar!! Kimse kalmaz neşeli.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Yigit idi, şu Çırçırın uşağı.
Altta şalvar; bele sarmış kuşağı.
Nâra atar Kırmacıdan aşağı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Ali RÂVİ Caddesinden indim ben.
Yağdı yağmur; dam dibine sindim ben.
Yoncalıkta otobüse bindim ben.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Lala Paşa Şadırvanı şarıldar.
Vakit gelir; cemaati harıldar.
dinler; gönülleri parıldar.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Bir Berber Nâim Hoca vardı; fakîr...
Maçtan maça koşardı; dili şakir...
Gitti gelmez; dostları yola bakir...
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Kırk Çeşme Hamamı uğran yârenler!
Tarih boyu şifâ bulmuş varanlar.
Bir de Şeyhler Hamamını soranlar.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Hâtûniye, Yâkûtiye medrese,
Astronomi, matematik, hendese,
Asırlardır ilim saçmış herkese.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Bir zamanlar boyunları büküldü.
Üzüldüler, göz yaşları döküldü.
Genizlerden hıçkırıklar söküldü.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Şimdilerde gülüyor gül yüzleri...
Ziyârete bekliyorlar bizleri...
Yolumuzu gözlüyorlar gözleri...
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Rüstem Paşa Çarşısına varalım;
Oltu Taşı tesbik olmuş; soralım!
arası var, yarasını saralım!
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Hangi ilde Bin Bir Hatîmokunur;
Okunurken sedâ Arşa dokunur?
Ulu CâmiYaratana bakınır.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

dabbak Hâne çeşmesinin suyuna;
Vardım, içtim; doyamadım tadına.
Teşekkürler çıksın Allâh katına
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Taş Mağazalara açar dükkanı.
Altın satar; kuyumcunun mekânı.
Alanı az; çoktur ama bakanı!!
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Bakırcılar Çarşısında bakırlar.
Desen işler; mâhir eller şakırlar.
Son ustalar bakra ağıt yakırlar.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Hacılar Hanında buldum bahârat.
Habîb Baba türbesinde pek râhat.
Yalvarır: Erzurum görmesin âfât.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Erzurum Kalesi Gözleri yaşlı.
Kurşunlu Medresenin yolları taşlı.
Güzelleri kalmamış kalem kaşlı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Mumcu Evlerinin duvarı taştan.
İçleri boşalmış; virâne baştan.
Şikâyet ederler; Dinle! Dadaştan.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Gez Mahallesinde en son durağım.
derler; yıllar yılı uğrağım.
Gönül varmak ister; yok ki Burağım.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

İstanbul Kapıda dedi; hüzünlü:
Şiirinde adım geçsin; vezinli,
Beş artı altı heceli dizinli.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Kazım Karabekir Mahallesinde;
Annenin kulağı tren sesinde.
Tren gider; göz, ciğerpâresinde.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Mehmetçik treni kalktı yerinden.
Ağlar gibi, sesi geldi derinden.
Nişanlıyı ayırıyor erinden.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Dumludan kaynamış, akar, Karasu
Aka, aka menziline vara su.
Susamış; ver! Yudum, yudum yara su...
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Ramazanda mahya gördüm; bakınca;
Cumhûriyet Caddesine çıkınca;
İftar vakti lambaları yakınca.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

İster isen kıtlama çay gel kardaş!
Erzincan Kapıya uğra; bul kardaş!
Demlen çayla; yudum, yudum, ol kardaş!
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Murat Paşa Camisinde cumâyı;
Kılar isen; bulursun sen sefâyı,
Atar gönlün; çekmez cevr ü cefâyı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Beş vakitte salâ verir hocalar.
On ay boyu tüter durur bacalar.
Tâziyede paylaşılır acılar.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Yazmış Erzurumlu İbrâhim Hakkı.
Mârifetnâmesinde bin sır saklı.
Çözeyim der; çözenin gider aklı.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Bulamadım Âşıkların Kahvesin.
Yürek telim titreten saz; nerdesin?
Aşk mı bitti, Âşık mı yok; kimdesin?
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Emrah dedi: uğradım bir güzele,
Doyamadım; dilim durdu gazele,
Okuyanım; hâtıramı tezele!
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Dostlar dedi: Yiyek Çağ Kebâbı.
Dalmışız; ki, kaçmış şişin hesâbı!!
Hesap geldi; bozmayalım âsâbı!!
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Unutmadım; tel kadayıf dolmasın,
Komşularda içtiğim 'Den' çorbasın.
Pişirenin elleri dert bulmasın!
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Diyorlar ki: Nerde eski dadaşlar
Bursa, İstanbul´u mekan tutmuşlar.
Vefâ bitmiş, sılayı unutmuşlar...
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Türkiye´nin dertlerini çözenler,
Erzurum´da okuyanlar, yazanlar,
Toy kuralım, kaynatalım kazanlar.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Toyumuzda Erzurum´lu buluşsun.
Cân Erzurum Dadaşına kavuşsun.
Yatırımlar, fabrikalar oluşsun.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

Dallı Mustafa´yım; sözüm bağladım.
Dadaş diyarına özüm bağladım.
Her an bakar; gönül gözüm bağladım.
Erzurum´um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...

(Mustafa Suna Eskişehir(26.04.2004)